İklim değişirken...

Postacı

Aşkımız sembolleşsin iğde çiçeklerinde,
Olgunlaşan meyvalar dalları eğerken gel!
Duru bir yaz sabahı, Toros eteklerinde
Akdeniz dalga dalga kıyıyı döğerken gel!

Seher yeli çamları, çavdarları tararken;
Dağlar göller üstüne sisten perde örerken,
İlkbaharın ilk gülü kılıfını yararken,
Sonbaharda son yağmur yollara yağarken gel!

Suların sessiz akıp, kuşların ötme vakti,
Yollar daha bitmeden düşlerin bitme vakti,
Semada yıldızların uykuya yatma vakti...
İster ay batarken gel, ister gün doğarken gel!

HAYAL VE GERÇEK


Ay ışığı pencereden girende,

Senden yana hayal kurmak ne güzel

Ya bir otobüste, ya bir trende,

Gurbet ilden sana varmak ne güzel

Aşkın mayasını senden alıp da

Şekillendim sevda denen kalıpta

Evinizin kapısını çalıp da,

İlk çıkandan seni sormak ne güzel

Umudu yoksula bol verir Huda;

Bin tohuma can var bir damla suda

Gerek uyanık ol, gerek uykuda

Benden bakıp seni görmek ne güzel

Kurumadan daha yolculuk teri,

“Gel” diye yanına çağırsan beni

Bırakıp bir yana gamı, kederi,

Doya doya seni sarmak ne güzel

Aşk deyince anlattığı her şeydir;

Öldürdükçe tadı gelen bir şeydir...

Azrail’e can vermesi zor şeydir;

Sen istersen sana vermek ne güzel

About